Werner’e Göre Osmanlı Feodalitesi

Son zamanlarda Türkiye’de tarihimizin sistemli bir şekilde tahlili çabalarının bir hayli arttığını görüyoruz.

Bu çalışmaların çok önemli bir özelliği, tarihi bir olaylar yığını olarak görmemesidir. Bu yazıda Türk toplumunun gelişiminin bilimsel olarak tahlili ile ilgili çalışmalara ve tartışmalara katkısı olur düşüncesiyle Alman tarihçisi Ernst WERNER’in «Die Geburt einer Grossmacht-Die Osmanen» (Büyük bir devletin doğuşu – Osmanlılar) adlı eserindeki XIV. ve XV. yüzyıllar Osmanlı toplumuyla ilgili tahlilini özetlemeye çalışacağım. «Türk feodalizminin doğuşu üzerine çalışma» alt başlığını taşıyan kitap, 1966 yılında Berlin’de Akademie-Verlag adlı yayınevi tarafından basılmıştır, hacmi 358 sayfadır.

Özellikle ortaçağ üzerindeki çalışmalarıyla tanınan Prof. Ernst IVerner’in tahlilleri, Almanya dışında da yankı uyandırmış ve tartışma konusu olmuştur. IVerner’in tezleri, 1967 – 68 öğretim yılında, Sorbonne Üniversitesine bağlı Ecole Pratique des Hautes Etudes’ün 6. Bölümündeki seminerlerde uzun süre tartışılmıştır.

Fransa’da Werner’in araştırmalarının bir kısmı yayınlanmıştır. Eserlerinin tamamının Fransızca çevirisi ise, «Analyse et Document Societe d’Etuds Socialistes» tarafından yakında yayınlanacaktır, öğrendiğimize göre, VJerner’in Fransız araştırmacılarını en çok ilgilendiren yönü, Asya üretim tarzı üzerindeki düşüncelerdir. Fransa’da VJerner’in düşüncelerini ilk defa ortaya çıkaran araştırmacı, Çin’de Asya üretim tarzı üzerinde çalışan Jacques Barbier olmuştur.

Werner, Osmanlı feodalitesini tahlil eden kitabını, Türk, Balkan, Rus, Alman, Macar, Fransız, Romen kaynaklarına dayanarak hazırlamıştır. İleri sürülen tezlere dayanak olarak belirtilen vakıaların doğruluğunu ve Osmanlı toplumu içindeki yaygınlığını araş­ tırmak tarihçilere düşer. VJerner’in tahlilindeki üstünlük, tarihe bakış açısından, bilimsel tutumundan ileri gelmektedir.

Werner, Osmanlı toplumunu tahlil edebilmek için kitabın ba­ şında Mâvera-ü Nehir’de yaşayan Türk kabilelerinin toplumsal yapısını açıklamakta, Anadolu’ya göç, Selçuklular ve Anadolu beyliklerini anlattıktan sonra toplumun feodalleşmesi devresi olan I. Murad ve I. Beyazid devrini tahlil etmektedir. Ankara meydan sava­ şında Yıldırım Beyazıd’ın Timur’a yenilgisi ve Anti-feodal reaksiyonların güçlendiği fetret devrini Anadolu’da birliğin yeniden sağ­ lanması ve feodal kurumların yeniden güçlenmesi izlemekte ve Osmanlı feodalitesi II. Mehmet zamanında en olgun devresine ulaşmak’ tadır: «Feodal despotluk». Kitabın sistematiğini de belirleyen bu tarihî gelişmeyi, VJerner’in tahliline göre özetlemeye çalışacağızBu özetde herkesin bildiği ve tekrarında fayda olmayan tarihî olaylardan çok, gelişimin tahlilinde marksist bir tarihçi olan VJerner’in ulaştığı düşünceler üzerinde duracağız.

Doğu Perinçek

Doğu Perinçek

İlginizi Çekebilir...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir